1 Kasım 2010 Pazartesi

Kimin Eli Kimin Cebinde..

Sen git o kadar ehliyet al,birde üstüne özel ders al.Bir hafta kadıköy-sabiha gökçen tur yap ama hala trafiğe çıkama!!Bir kaç kere teşebbüs ettim aslında ama insan yanında bir  bilen olsun istiyor..Ah şu cesaret etmek var ya işte:/ Eee ailede de en bilenin babam olduğunu düşünürsek,kendisinin de direksiyon bendeyken o sakin halinden eser kalmadığını üstüne eklersek,benim belkide formule de yarışıp bir Fernando Alonso efendim bir Hamilton olabilme potansiyelim yok olup gidiyor:/

Sabah yine geç kaldım işe,bak sen Allahın işine otobüste geç geldi.Neyse ben bir panik bindim.İki durak geçti üç kadın sevgi yumağı haline geldik.Öyle ki bi yerlere tutunma gereği bile duymuyorsun çünkü zaten sıkışmış kalmışsın.Bilmediğin bi ton insanla içiçe gidiyosun.Hayır sabah kalabalık olacak ille yapıcak bişi yok ama bu kadarına da yuh yani....Anneannem sarma yapraklarını cola şişelerine doldururdu böyle, hiç boşluk kalmıcak şekilde daha doğrusu tıkardı.Aynen o şekilde doldurulmuşuz gibi hissettim bugün.Şöföre kızıyolar falan adamın umrunda değil.Onu geçtim o halde hala otobüse binmeye çalışan tipler var. Arkadaşım yer yok gelme diyosun.Yeeaa biraz ilerliyelim beylerr!! diye akıl veriyor birde tüm otobüse.Yok biz manyağız zaten sabah sabah içiçe olmak için tek bir bölgede topladık yumak olduk yer var ama gitmiyoruz!! Te allaam.

 Sonuç olarak evden işe 45 dakika, bir teyzenin neredeyse bağrında yaptığım bu yolculukta;artık özel arabalı bir hatun olmam gerektiği kanısına vardım.Halka yeterince karışmış olmalıyım artık...

2 yorum:

Ezgi* dedi ki...

Kuzum gerii gidemeyen Alonso varsa oda ben olıyım mı =))

pınar dedi ki...

olur tabiki kuzuu pistleri ağlatırız sen ileri ben geri:))