28 Kasım 2010 Pazar

Sıkıcı düğünler.. / yakılan tarih...

Annem tarafından zorla düğüne götürülüyorum:(( Yok yahu sevmiyorum böyle törenleri vala.Helede çok samimi değilsem evlenen kişiyle.Nedir yani doluş her bir tarafı kolon dolu bi salona, son ses müzik.Ortada oynayanları izle.Tanımadığın birsürü insanla öpüş sarıl.Sahta sahte gül tüm gece.Sonra o iğrenç  düğün pastaları limonatalar.Bitmek bilmeyen takı töreni.Off bak şimdiden ruhum daraldı.
Tabi ben bunları annemlede paylaştım hani hak verir ısrar etmez diye ama. "Sen böyle kimseye gitmezsen senin düğününde boş kalır görürsün o zaman " dedi. "Ben böyle salon düğünü yapmam kiii " diyecek oldum "Her lafa bi cevap,bi kerede istediğimi yapsan n'olur "la başlayan cümlelerini ardı arkasına sıraladı.Şimdi bunun sonunda annemin istediği olmazsa  sinirlenir,suratı asılır.Abartısız bir hafta konuşmaz.Yüzüme bakmaz.Öyle inadı var.Banada yollar göründü tabi.Emir büyük yerden olunca:/

Bu arada demin Londra' da yaşayan bi arkadaşımla konuştum. Haydapaşa'nın yandığını söyledi.Ne nasıl falan derken haberlere bi baktım.Yanmış hakikaten:/İçim gitti yaa.Kendimden utandım ayrı.Tee ordan söylüyor çocuk benim haberim yok.Haber bile izlemez oldum:/  Koca bir tarih yok olmuş nerdeyse.Haberlerde yaşlı bi teyze gördüm ağlıyodu =( Ne acı...Zaten sayılı kalan tarihi yapılarımızda gidiyor ya bir bir.Artık bu olayın kazayla olduğuna bile inanamıyorum nedense.Yarın gider orayı otel yaparlarsa da hiç şaşırmam.Hoş bizimde sesimiz çıkmaz zaten.Tarihmiş,kültürmüş,kaybolmaması gereken değerlermiş kimin umrunda....