6 Kasım 2010 Cumartesi

Pamuk Ninemm (part 1:)

   Öyle bir kadın düşün ki;daha çocukken yalnız başlayan hayatına inat dimdik ayakta kalmış,Belki sıkılmış belki üzülmüş yer yer ama hiç bırakmamış kendini,yıllar sonra sorduğunda torunları; hep kaçamak cevaplar vermiş acı olaylarla ilgli.. Daha çok muzurluklarını anlatmış gülümsetmiş..Öyle bi kadın ki kendinden başkasını düşünmüş hep ama öyle yalancıktan değil gerçekten, yaptığı iyilikleri vurmamış kimsenin yüzüne,ben ona bunu bunu yaptımlı cümleler kurmamış..

  Canım acıdığında onunda canı yanmış,ben hasta olduğumda oda hasta olmuş,yemek yiyemediğimde onunda geçmemiş boğazından..Hani koşulsuz sevgi derler ya enn koşulsuz sevgi işte onun sevgisi.Herşeye şüpheyle baktığım anlarda bile tek onun gerçekliğinden emin olduğum kadın..O kadın benim babaannem herşeyim..
Onu anlatmak geliyo içimden sana ama hafif kalıcak sanki ne desem.Anlatılası değil yaşanılası derler ya tam da öyle aslında..Fakat anlatmaya çalışıcam yine de dilim döndüğünce..Çünkü tanımalısın sende onu..

   Annesini hiç hatırlamıyor babaannem,çok küçükken ölmüş.Sonra onu evlatlık vermişler bir doktorun yanına.Eskilerin değişiyle besleme ama ben çok da sevmiyorum bu kelmeyi... Minnetle bahseder doktor ve ailesinden.Küçükken ekmeğe yağ sürüp mahallenin çocuklarına dağıttığında doktorun onu gülümseyerek baktığını anlatır hep..Kızmadan,cezalandırmadan..sonra her sabah  Atatürk ün dolmabahçeden çıkışını görmek için nasıl evden kaçtığını.:)

    Büyüdükçe değişmiş bazı şeyler.. Doktorun yanında hemşirelik yaparken  koşullar evlenmesini gerektirmiş.Alamamış eğitimini bile çok sevdiği işin..Yaşı gelince evlenmeliymiş kız dediğin.Çalışmak, kariyer yapmak henüz girememiş kadınların hayatına.Nihayetinde evlendirilmiş.Tabiki sevmeden..Hiç aşık oldun mu diyorum bazen aman oda neymiş diyor:)Ama geçen gün yine sordum biri vardı dedi.Bakışmışlar bir kaç kere sadece. Ama bunu bile söylerken o utangaç halini görseydin..Biz onca şey paylaşırken aşka doyamıyoruz ya.Sadece bi kaç kere bakışmak yetmiş o duyguyu aşk diye tanımlamaya.Üstünden onca sene geçmesine rağmen anlatırken gözlerinin parlamasına neden olan tek bi bakış...

     Dedemi hiç sevmedin mi diye diretirim bazen aman işte çocuklarımın babası der.Ben okuyacaktım çalışacaktım evlendirdiler onunla diye keser atar.Belkide en çok ona  kızgın, ideallerinin önüne geçti diye...

   Dedem astımdan vefat etmiş.Çok içki içermiş,bi süre sonra çalışmayıda bırakmış babaaneme kalmış iki çocuğun ve onun içki masraflarının yükü.Size zarar veriyomuydu diyorum işte arada olurdu aman boşver diyip kapatır hemen konuyu.Yinede bakmış dedeme..Yanında olmuş son nefesine kadar..Yine kıyaslıyorum elimde olmadan bugünle; ben yaşasam böyle birşeyi ne kadar tahamül edebilirim ki diyorum..Sonra düşününce, babaanem gibi kocaman bi yüreğim olmadığını farkediyorum..

  Devam edicem onu anlatmaya bitti sanma :)

1 yorum:

Ezgi* dedi ki...

Fatoş can'dır, Kandır... Melek olup uçucaksın cümlelerinin tacı'dır..Düştüysek kalkarız daha ölmedik yaa nidalarının tanımıdır..Çok sevilir çokk..